PARPALEPE

Dido parpalepe putxun ont'ulepe do bağepes. Mskva renan. Msvalepe muşi ç'ereli! Çxant'upan mteli kianas na iz'iren perepete. Mara am mskva parpalepeşen didopek didi zarari meçapan. Parpalepeşi markvalepeşen kogamulun munt'urepe.(1)
Munt'urepek imxornan; zamzavatepe, xilepe, tutunepe, mutu va dit'alepan (va nit'alapan). Namtini oras dido iqven munt'urepe.(2)
Magzaleş t’reni gzaşi oşk'endas tamo tamo kogyoç'k'u oxtimus. Uk'açxe muk kododgitu. Magzalepe gale kagamaxtes, mu iqu yado oz'iramu şeni. T’renişi gzas koz'ires dido mçxu munt'urepe. Eşo didi t'es ki t’reni va nalet'u.(3)
Antepe t'es xçe luqu mç'k'omu (, na imxors, mamç'kome ) parpalepeşi munt'urepe, t’reniş gzaşi jur k'ele iz'iret'es luquşi qonape. Mara, luquşi ar but'k'a va iz'iret'u, xvala ğerepe kodoskideret'u.(4)
Munt'urepek mteli oç'k'omeret'es, oç'k'omale çkva va z'ireşk'ule, munt'urepe gzas kogedgites oç'k'omale oz'iramu şeni.(5)

PARPALEPE
KELEBEKLER

Dido parpalepe putxun ont'ulepe do bağepes. Mskva renan. Msvalepe muşi ç'ereli! Çxant'upan mteli kianas na iz'iren perepete. Mara am mskva parpalepeşen didopek didi zarari meçapan. Parpalepeşi markvalepeşen kogamulun munt'urepe.(1)
Bağlarda ve bahçelerde çok kelebekler uçuşur. Güzeldirler. Kanatları alacalı! Bütün dünyada görünen renklerle parlıyorlar. Fakat bu güzel kelebeklerden çoğu büyük zarar verirler. Kelebeklerin yumurtalarından kurtçuklar çıkar.(1)

dido: çok
parpalepe: kelebekler
putxun: uçuyor
ont’ulepe: bahçeler (ekin yerleri)
do: ve
bağepes: bağlarda, bağlara
mskva: güzel
renan: varlar
msvalepe muşi: kanatları
ç’ereli: alacalı
çxant’upan: parlıyorlar
mteli: hepsi, tamamı, bütünü
kianas: dünyada, dünyaya
na iz’iren: görünen
perepete: renklerle
mara: fakat, ama
am: bu
mskva: güzel
parpalepeşen: kelebeklerden
didopek: çokları
didi: büyük
zarari: zarar
meçapan: veriyorlar
parpalepeşi: kelebeklerin
markvalepeşen: yumurtalardan
kogamulun: çıkar
munt’urepe: kurtçuklar

Munt'urepek imxornan; zamzavatepe, xilepe, tutunepe, mutu va dit'alepan (va nit'alapan). Namtini oras dido iqven munt'urepe.(2)
Kurtçuklar sebzeleri, meyveleri, tütünleri yerler, hiç birşey bırakmazlar. Bazen kurtçuklar çok olur.(2)

munt’urepek: +(ergatif) kurtçuklar
imxornan: yiyorlar
zamzavatepe: sebzeler
xilepe: meyveler
tutunepe: tütünler
mutu: bir şey
va nit’alapan: ardına birşey bırakmıyorlar
namtini: bazı
oras: zamana, zamanda
dido: çok
iqven: olur
munt’urepe: kurtçuklar

Magzaleş t’reni gzaşi oşk'endas tamo tamo kogyoç'k'u oxtimus. Uk'açxe muk kododgitu. Magzalepe gale kagamaxtes, mu iqu yado oz'iramu şeni. T’renişi gzas koz'ires dido mçxu munt'urepe. Eşo didi t'es ki t’reni va nalet'u.(3)
Yolcu treni yolun ortasında yavaş yavaş gitmeye başladı. Daha sonra durdu. Yolcular ne olduğunu görmek için dışarı çıktılar. Tren yolunda çok iri kurtçuklar gördüler. O kadar büyüklerdi ki tren gidemiyordu.(3)

magzaleş t’reni: yolcu treni
gzaşi: yolun
oşk’endas: ortasına, ortasında
tamo tamo: birer birer, azar azar
kogyoç’k’u: başladı
oxtimus: gitmeye
uk’açxe: daha sonra
muk: +(ergatif) kendisi
kododgitu: durdu
magzalepe: yolcular
gale: dışarı(ya)
kagamaxtes: çıktılar
mu iqu: ne oldu
yado: diye
oz’iramu: görmek, göstermek
şeni: için
t’renişi: trenin
gzas: yola, yolda
koz’ires: gördüler
dido: çok
mçxu: kalın
munt’urepe: kurtçuklar
eşo: öyle
didi: büyük
(r)t’es ki: (i)diler ki, varlardı/vardılar ki
t’reni: tren
va nalet’u: gidemiyordu

Antepe t'es xçe luqu mç'k'omu (, na imxors, mamç'kome ) parpalepeşi munt'urepe, t’reniş gzaşi jur k'ele iz'iret'es luquşi qonape. Mara, luquşi ar but'k'a va iz'iret'u, xvala ğerepe kodoskideret'u.(4)
Bunlar beyaz lahana yiyen kelebek kurtçuklarıydı, tren yolunun iki tarafında lahana tarlaları görülüyordu. Fakat bir lahana yaprağı görülmüyordu, yalnızca sapları kalmıştı.(4)

antepe: bunlar
(r)t’es: t’es
xçe: beyaz
luqu: lahana
mamç’k’ome: yeyici
parpalepeşi: kelebeklerin
munt’urepe: kurtçukların
t’reniş: trenin
gzaşi: yolun
jur k’ele: iki taraf(ta)
iz’iret’es: görülüyorlardı
luquşi: lahananın
qonape: tarlalar
mara: fakat, ama
luquşi: lahananın
ar: bir
but’k’a: yaprak
va iz’iret’u: görülmüyordu
xvala: yalnız, sadece
ğerepe: saplar
kodoskideret’u: kalmıştı

Munt'urepek mteli oç'k'omeret'es, oç'k'omale çkva va z'ireşk'ule, munt'urepe gzas kogedgites oç'k'omale oz'iramu şeni.(5)
Kurtçuklar tamamını yemişlerdi. Kurtçuklar başka yiyecek bulamayınca, yiyecek bulmak için yolda duruyorlardı.(5)

munt’urepek: +(ergatif) kurtçuklar
mteli: hepsi, tamamı, bütünü
oç’k’omeret’es: yemişlerdi
oç’k’omale: yiyecek
çkva: başka
va z’ireş k’ule: bulamadıklarında, bulamadıklarından sonra
munt’urepe: kurtçuklar
gzas: yola, yolda
kogedgites: (üzerine doğru) durdular, duruverdiler
oç’k’omale: yiyecek
oz’iramu şeni: görmek için

(Ok'itxuşeni Sup'ara - 1937 Soxumi)

 
© 2006 kolkhoba.org